Erbil (Rûdaw) - Bölgesel savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatını vurmasıyla Irak’ın petrol gelirleri çakıldı.
Nisan ayında gelirlerin yüzde 84 oranında azalması, Haziran ayı memur maaşlarının ödenmesini zora soktu.
Irak ekonomisi, bölgesel savaşın gölgesinde tarihinin en ağır mali krizlerinden biriyle karşı karşıya. 28 Şubat’ta başlayan İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışmalar, Irak’ın gelir kaynağının yüzde 90’ını oluşturan Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ihracatını durma noktasına getirdi.
Petrol gelirlerinde inanılmaz düşüş
Irak Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) verilerine göre, savaşın henüz başlamadığı Ocak ayında 6,4 milyar dolar olan petrol geliri, Nisan ayında sert bir düşüşle 1,08 milyar dolara geriledi.
Bu, ülke gelirlerinde yüzde 84’lük devasa bir kayıp anlamına geliyor.
Mevcut gelirin (1,3 trilyon dinar), ülkenin aylık toplam ihtiyacı olan 9,6 trilyon dinarı ve sadece maaşlar için gereken 7,4 trilyon dinarı karşılamaktan çok uzak olması, hükümeti acil önlemler almaya itti.
Maaş ödemelerinde gecikme bekleniyor
Rûdaw’a konuşan Bağdat’taki kaynaklar, federal hükümetin Haziran ayı giderleri için Nisan ayı gelirlerini baz aldığını, ancak ortaya çıkan devasa açık nedeniyle memur, emekli ve sosyal yardım ödemelerinin birkaç gün gecikebileceğini bildirdi.
Hükümetin masasındaki seçenekler: Rezervler ve tahviller
Irak Parlamentosu Maliye Komisyonu Üyesi Cemal Koçer Rûdaw’a yaptığı açıklamada, krizin aşılması için hükümetin önünde sınırlı seçenek olduğunu belirtti.
Koçer’e göre çözüm yolları şunlar:
Merkez bankası rezervleri: Hazine açığını kapatmak için banka rezervlerine başvurulması.
Tahvil satışı: yüzde 8 ile yüzde 15 arasında değişen yüksek faiz oranlarıyla, 6 ay veya daha uzun vadeli finansal tahvillerin (borçlanma senetleri) piyasaya sürülmesi.
Yatırım fonu ile uzun vadeli çözüm
Krizden çıkış için yeni bir model üzerinde de duruluyor. Hükümetin, 300 ila 600 milyar dolar sermayeli bir "Yatırım Fonu" kurmayı planladığı belirtiliyor. Bu modelle, devletin nakit ödeme yapması yerine projelerin şirketlere "musataha" (işletme hakkı devri) veya uzun vadeli ödeme planlarıyla teslim edilmesi hedefleniyor.
