Haber Merkezi - Mısırlı asker Muhammed Salah’ın 2023 yılında sınırı geçerek üç İsrail askerini öldürdüğü saldırının üzerinden üç yıl geçti. Şarku’l Avsat’ın haberine göre bu olay, İsrail’in sınır güvenliği yaklaşımında köklü değişimlere yol açarken, Mısır tarafında ise taktiksel ve psikolojik denetimlerin artmasına neden oldu.
İsrail ve Mısır arasındaki sınır hattı, 3 Haziran 2023’te er Muhammed Salah tarafından gerçekleştirilen saldırı sonrası tarihinin en yüksek güvenlik alarmı seviyelerinden birini yaşıyor.
Merkezi İngiltere’de bulunan Suud-İngiliz yayın kuruluşu Şark’ul Avsat’ın haberine göre, İsrail basınında "dönüm noktası" olarak nitelendirilen olayın ardından, her iki ülke de sınır prosedürlerini güncelledi.
İsrail operasyonel anlayışını değiştirdi
İsrail haber platformu Makor Rishon’da yer alan bilgilere göre, İsrail ordusunun Güney Komutanlığı bu saldırıdan ciddi dersler çıkardı.
Olayın ardından İsrail; Kerem Şalom’dan Taba’ya kadar uzanan sınır hattında devriyeleri yoğunlaştırdı, elektronik gözetleme sistemlerini güçlendirdi ve insansız hava araçları (İHA) ile kara radarlarını devreye soktu. İsrailli askeri yetkililer, artık "tehdidin her yönden gelebileceği" bilinciyle hareket ettiklerini vurguluyor.
Mısır’da ‘asker seçimi’ kriterleri sıkılaştı
Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdülvahid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, saldırının ardından sınırda görev yapacak askerlerin seçim sürecinin değiştiğine dikkat çekti.
Abdülvahid, resmî açıklama yapılmasa da artık askerlerin psikolojik değerlendirmelerine ve siyasi eğilimlerine daha fazla önem verildiğini belirtti. Ayrıca, sınır hattında askerlerin birbirlerine belirli bir mesafeden fazla yaklaşmasını yasaklayan yeni günlük uygulamalar getirildi.
Siyasi tansiyon ve teknik ekipman krizi
Mısır eski Askerî İstihbarat Başkan Yardımcısı Korgeneral Ahmed Kamil, Mısır’ın sınır güvenliğini daha da güçlendirmek için gelişmiş radar ve teknik ekipman taleplerinde bulunduğunu, ancak İsrail’in bu kapasite artırımına "isteksiz" yaklaştığını savundu.
Öte yandan, 7 Ekim sonrası Gazze’deki savaş ve Philadelphia Koridoru (Selahaddin Koridoru) üzerindeki tartışmalar, iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunu en üst seviyeye çıkardı.
Ancak bu koordinasyona rağmen, bazı İsrailli çevrelerin Mısır’ı "1979 Barış Anlaşması’nı ihlal ederek sınırda askeri kapasite artırmakla" suçlaması, Kahire yönetimi tarafından bir "baskı aracı" olarak değerlendiriliyor.
Askeri uzmanlar, Muhammed Salah olayının iki ülke arasındaki barış anlaşmasının temel kurallarını değiştirmese de sınırdaki günlük güvenlik rutinlerini kalıcı olarak dönüştürdüğü konusunda hemfikir.
