Haber Merkezi - Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, ABD ile İran arasında varılan geçici anlaşmanın ardından başlayan 60 günlük müzakere sürecinin enerji piyasaları açısından kritik önemde olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı’nın kesintisiz ve güvenli şekilde açık tutulmasının küresel enerji arzı için hayati olduğunu söyledi.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Birol, küresel enerji sisteminin son yılların en ciddi krizlerinden birinden geçtiğini ifade ederek, ABD ile İran arasında sağlanan geçici mutabakatın enerji piyasalarına etkilerini değerlendirdi.
“60 günlük süreç kritik önemde”
Birol, taraflar arasında başlayan 60 günlük müzakere sürecinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Geçmişte Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına ilişkin senaryoları abartılı bulduğunu söyleyen Birol, yaşanan gelişmelerin bu riskin gerçek olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin daha da derinleşmesini engelleyen iki temel unsur bulunduğunu kaydeden Birol, şunları söyledi:
“28 Şubat öncesinde dünya petrol piyasalarında ciddi bir arz fazlası vardı. İkinci olarak ise 11 Mart’ta mevcut petrol stoklarımızdan 400 milyon varil petrolü piyasaya sürdük. Bu adım fiyatların yaklaşık 20 dolar gerilemesine neden oldu. Bu iki gelişme krizin daha fazla büyümesini engelledi.”
“Hürmüz Boğazı’nın koşulsuz açılması gerekiyor”
Enerji piyasalarındaki belirsizliğin giderilmesi için en önemli adımın Hürmüz Boğazı’nın güvenli şekilde açık tutulması olduğunu vurgulayan Birol, şöyle konuştu:
“Sorunun çözümünün tek ve en önemli yolu Hürmüz Boğazı’nın koşulsuz ve tehlikesiz olarak açılmasıdır. Bunun ardından fiyatların gerilediğini gördük. Ancak 60 günlük müzakere sürecinin sonunda nasıl bir sonuç çıkacağı da büyük önem taşıyor.”
“Vazo kırıldı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”
Birol, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin küresel enerji ve ticaret dengelerinde kalıcı değişikliklere yol açacağını belirtti.
“Vazo kırıldı. Bundan sonra o vazoyu eski haline getirmenin imkânı yok” diyen Birol, enerji piyasalarının artık yeni bir döneme girdiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı’nın bir kez kapanmasının, benzer risklerin gelecekte de yaşanabileceği algısını güçlendirdiğini belirten Birol, şu değerlendirmede bulundu:
“Piyasalar ve tüm aktörler, boğazın bir kez kapandığını ve yeniden kapanabileceğini gördü. Bu durum ülkelerin enerji stratejilerini ve uluslararası ortaklıklarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Bundan sonra yeni ticaret yolları ortaya çıkacak, mevcut ticaret güzergâhları ise değişecek.”
