Washington (Rûdaw) - ABD ile İran arasındaki savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine kapanması, küresel enerji piyasasında gözleri yeni alternatiflere çevirdi. Suriye, bozulan enerji tedarik zincirinde stratejik bir koridor ve bölgesel bir enerji aktarım merkezi olarak yeniden sahneye çıkmaya hazırlanıyor.
Suriye'nin jeopolitik konumu, enerji krizine çözüm arayan Washington'daki düşünce kuruluşlarının ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Suriye hükümetinin de yakından ilgilendiği bu fırsat, Washington merkezli araştırma kuruluşu Newlines Enstitüsü tarafından düzenlenen özel bir oturumda masaya yatırıldı.
"Dört Su Bölgesini Birbirine Bağlama Girişimi" adıyla düzenlenen panelde, Suriye'nin küresel ticaretin yeni merkez üssü olma potansiyeli tartışıldı.
"Kriz sadece ABD ve İran'ı değil, tüm bölgeyi etkiliyor"
Newlines Enstitüsü Araştırmacısı Dana Arasi, Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığın azaltılması gerektiğine vurgu yaparak şunları kaydetti:
"Şu anda küresel ekonomi Hürmüz Boğazı nedeniyle ciddi darboğazlar ve kesintiler yaşıyor. Yaşanan gerilimler ışığında alternatif bir rotaya ihtiyacımız var ve biz bunu sunmak için buradayız. Bu krizin yansımaları sadece Körfez, ABD ve İran ile sınırlı değil, bütün bölgeyi etkiliyor. Önerilen alternatif yol; Akdeniz, Körfez ve Hazar Denizi'ni birbirine bağlayan, Suriye'den başlayıp Türkiye ve Körfez'e, oradan da Avrupa'ya uzanan dev bir ticaret koridorudur."
Gözler ABD yatırımlarında ve yaptırımlarında
Suriye'nin bu vizyonunun Washington'da tartışılması, Şam'ın Amerikan siyasi desteğini ve yatırımcılarını çekme hedefi taşıdığını gösteriyor. Ancak uzmanlar, Suriye üzerindeki yaptırımların bir kısmının hala yürürlükte olması nedeniyle, ABD'li yatırımcıların milyarlarca dolarlık altyapı projeleri için Şam'dan ve uluslararası toplumdan somut garantiler beklediğinin altını çiziyor.
Suriye'nin 2011 öncesinde küresel enerji geçişinde kilit bir ülke olduğunu hatırlatan Suriyeli uzmanlar, yeni hükümetin ülkeyi yıllar süren savaş ve ambargoların ardından eski parlak günlerine döndürmek istediğini belirtiyor.
"Suriye transit ülke konumunu geri istiyor"
Rûdaw'a konuşan Kerem Şaar Danışmanlık Merkezi Müdürü Kerem Şaar, Suriye'nin geçmişteki enerji altyapısına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Suriye, özellikle petrol taşımacılığında geçmişte sahip olduğu 'transit ülke' statüsünü geri talep ediyor. Suriye'nin boru hatları on yıllar boyunca sorunsuz çalıştı. Arap Doğalgaz Boru Hattı ve 90'lara kadar aktif olan Kerkük-Banyas petrol boru hattı Suriye'yi kilit bir merkez yapıyordu. Bunlar sadece savaş yüzünden durdu. Suriye'nin bu role geri dönmesi her şeyden önce 'siyasi iradeye' ve ülkenin geleceğine olan uluslararası güvene bağlı."
Kriz çözülürse proje rafa mı kalkar?
Şam yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasını diplomatik ve ekonomik bir avantaja çevirmek için ABD ve diğer küresel aktörlerle temaslarını sıklaştırıyor. Ancak siyasi gözlemciler uyarıyor: Hürmüz Boğazı'nın ticarete yeniden açılması durumunda, on milyarlarca dolarlık yatırım ve uluslararası siyasi uzlaşı gerektiren Suriye koridoru projesi aciliyetini yitirebilir.
