Erbil (Rûdaw) - 28 Şubat’tan bu yana devam eden gerginlik ve çatışmaların ardından Washington ve Tahran hattından peş peşe iyimser açıklamalar geliyor. Pakistan’ın arabuluculuğunda hazırlanan nihai taslak metin üzerinde uzlaşma sağlandığı ve imza aşamasına gelindiği bildirildi.
Ortadoğu’da aylardır süren askeri gerilim ve ekonomik istikrarsızlığın ardından, Amerika Birleşik Devletleri ve İran’ın kapsamlı bir anlaşmaya varmak üzere olduğu açıklandı. Daha önceki müzakere girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen, bu kez her iki tarafın da "nihai bir metin" üzerinde mutabık kaldığı belirtiliyor.
Pakistan arabuluculuğu sonuç verdi
Anlaşma sürecine dair en somut açıklama Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’ten geldi. Şerif, ABD ve İran’ın onaylanmış nihai bir metin üzerinde uzlaştığını duyurarak, "Barış hiç bu kadar yakın olmamıştı" ifadelerini kullandı.
Pakistan Ordu Komutanı Asım Münir’in liderlik ettiği arabuluculuk sürecine Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar’ın da tam destek verdiği öğrenildi.
Trump ve Erakçi’den "iyimserlik" mesajı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada anlaşmanın eşiğinde olduklarını teyit etti. Dikkat çeken bir diğer gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump’ın, Erakçi’nin bu paylaşımını kendi platformu Truth Social’da takipçileriyle paylaşması oldu.
Nükleer başlıklar 60 gün sonra ele alınacak
Anlaşmanın ilk aşaması, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın resmen sona erdirilmesini öngörüyor. En kritik konu olan nükleer program ise bir takvime bağlanmış durumda.
Uranyum tasfiyesi: Tahran’ın elindeki yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesi veya yurt dışına çıkarılması planlanıyor.
60 günlük süre: Nükleer programın teknik detayları, ön anlaşma imzalandıktan 60 gün sonra müzakere edilecek.
Hürmüz Boğazı ve ekonomi: "Hizmet bedeli" tartışması
Anlaşmanın önündeki en büyük engellerden biri olan Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması konusunda da uzlaşı aranıyor. ABD boğazın derhal açılmasını isterken, İran tarafı boğazdan geçen gemilerden "hizmet bedeli" adı altında vergi talep ediyor.
Washington bu talebi uluslararası hukuka aykırı bulsa da müzakerelerin sürdüğü bildirildi.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte İran üzerindeki yaptırımların aşamalı olarak kaldırılması ve dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması bekleniyor.
İsrail mesafeli: Kendi kararımızı veririz
Müzakere sürecine dahil olmayan İsrail ise temkinli ve sert bir tutum sergiliyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, Trump ile İran’ın nükleer silah sahibi olmaması gerektiği konusunda hemfikir olduklarını ancak bu anlaşmanın bir parçası olmadıklarını vurguladı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise İsrail’in güvenlik çıkarları korunmadığı takdirde bağımsız operasyon yapma hakkını saklı tuttuğunu ve işgal edilen bölgelerden çekilmeyeceklerini yineledi.
Kaynaklar, anlaşmanın önümüzdeki birkaç gün içinde resmen imzalanabileceğini öngörüyor.
