Haber Merkezi – ABD basının ulaştığı taslak metne göre, ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yaptırımların hafifletilmesi ve İran'ın nükleer silah üretmeyeceğini taahhüt etmesini içeren 14 maddelik bir mutabakat metni hazırlandı.
19 Haziran 2026 Cuma günü İsviçre’de düzenlenecek resmi törenle imzalanması planlanan tarihi mutabakat zaptının içeriği netleşti.
Bugün üst düzey bir ABD’li yetkili, mutabakat zaptının taslak metnini Rûdaw ile paylaştı.
Ateşkes ve karşılıklı saldırıların sona erdirilmesi öngörülüyor
Taslak metne göre İran ve ABD, anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte mevcut savaşın tüm cephelerde sona erdiğini ilan edecek.
Taraflar, birbirlerine karşı herhangi bir askeri eylemde bulunmamayı, güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinden kaçınmayı taahhüt edecek.
Metinde ayrıca iki ülkenin birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve iç işlerine müdahale etmemesi öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı'nda normalleşme hedefi
Taslağa göre ABD, İran'a yönelik deniz ablukasını kaldıracak ve deniz trafiğinin önündeki engelleri kaldırmak için adımlar atacak.
İran ise Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki ticari gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelere dönmesini sağlamak için mayın temizliği ve teknik düzenlemeler dahil gerekli adımları atacak.
Belgede, gemi trafiğinin en geç 30 gün içerisinde normal seviyesine dönmesinin hedeflendiği belirtiliyor.
İran'a 300 milyar dolarlık ekonomik destek planı
Taslak anlaşmanın en dikkat çekici maddelerinden biri ise ekonomik destek paketi oldu.
Buna göre ABD ve bölgedeki ortakları, İran ekonomisinin yeniden yapılandırılması ve kalkınması için en az 300 milyar dolarlık finansman içeren kapsamlı bir plan hazırlayacak.
Bu planın uygulama mekanizmasının ise nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 gün içerisinde netleştirilmesi öngörülüyor.
Yaptırımların kaldırılması gündemde
Taslak metinde ABD'nin, nihai anlaşma kapsamında İran'a yönelik yaptırımları kademeli olarak kaldırmayı kabul ettiği belirtiliyor.
Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları ile ABD'nin birincil ve ikincil yaptırımlarının sonlandırılması öngörülüyor.
Anlaşmanın imzalanmasının ardından ABD Hazine Bakanlığı'nın İran petrolü, petrokimya ürünleri ve bunlarla bağlantılı bankacılık, sigorta ve taşımacılık faaliyetleri için muafiyetler tanıyacağı ifade ediliyor.
İran: Nükleer silah üretmeyeceğiz
Taslak metne göre İran, "asla nükleer silah üretmeyeceğini" bir kez daha teyit ediyor.
Bununla birlikte İran'ın elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti ve diğer nükleer konuların nihai anlaşma kapsamında ele alınacağı belirtiliyor.
Taraflar, nihai anlaşma sağlanıncaya kadar mevcut durumun korunması konusunda da mutabık kalacak. Buna göre İran nükleer programındaki mevcut durumu değiştirmeyecek, ABD ise yeni yaptırımlar uygulamayacak ve bölgedeki askeri varlığını artırmayacak.
Nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süreci
CNN'in haberine göre mutabakat zaptının cuma günü İsviçre'de resmen imzalanması bekleniyor.
Belgenin yürürlüğe girmesiyle birlikte taraflar, nihai anlaşmanın detaylarını belirlemek üzere 60 günlük bir müzakere sürecine girecek.
Taslak metinde, nihai anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından bağlayıcı bir kararla onaylanmasının hedeflendiği de kaydediliyor.
14 maddelik taslak
Taslak metindeki 14 madde şöyle:
1. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, mevcut savaştaki müttefikleriyle birlikte, bu Mutabakat Muhtırası'nın imzalanmasıyla birlikte Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan eder ve bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir düşmanca eylem başlatmamayı, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmayı taahhüt eder. Nihai anlaşma, bu maddenin ve diğer maddelerin hükümlerini teyit edecektir.
2. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine müdahaleden kaçınmayı taahhüt eder.
3. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, karşılıklı mutabakatla uzatılabilecek en fazla 60 günlük süre içerisinde müzakere ederek nihai bir anlaşmaya varmayı taahhüt eder.
4. Bu Mutabakat Muhtırası'nın imzalanmasının hemen ardından Amerika Birleşik Devletleri, deniz ablukasını kaldıracak, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı herhangi bir müdahale veya engellemeyi önleyecek ve en geç 30 gün içinde deniz trafiğini tam kapasitesine geri döndürecektir. Gemi trafiği, İran İslam Cumhuriyeti açısından savaş öncesindeki trafik hacmiyle orantılı olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri ayrıca nihai anlaşmadan sonraki 30 gün içinde güçlerini çevre bölgelerden çekmeyi taahhüt eder.
5. Bu Mutabakat Muhtırası'nın imzalanmasıyla birlikte İran İslam Cumhuriyeti, teknik engellerin kaldırılması ve mayınların İran tarafından etkisiz hale getirilmesi ihtiyacını dikkate alarak, Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve Umman Denizi'nden Basra Körfezi'ne ticari gemi trafiğinin savaş öncesi hacmine dönmesini 30 gün içinde sağlamak üzere derhal adımlar atacaktır.
6. Amerika Birleşik Devletleri, bölgesel ortaklarıyla birlikte, İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden imarı ve ekonomik kalkınması için her iki tarafın da üzerinde mutabık kaldığı kapsamlı bir plan oluşturmayı ve bunun için en az 300 milyar dolarlık finansman sağlamayı taahhüt eder. Bu planın uygulanma mekanizması, nihai anlaşmanın bir parçası olarak 60 gün içinde şekillendirilecektir.
7. Amerika Birleşik Devletleri, nihai anlaşmanın bir parçası olarak üzerinde mutabık kalınacak bir takvim çerçevesinde, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik halen yürürlükte bulunan tüm yaptırım türlerini sona erdirmeyi taahhüt eder. Buna Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları ile ABD'nin birincil ve ikincil tüm tek taraflı yaptırımları dahildir.
8. İran İslam Cumhuriyeti, hiçbir zaman nükleer silah üretmeyeceğini yeniden teyit eder. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, zenginleştirilmiş materyalin akıbeti ile İran'ın nükleer ihtiyaçları da dahil olmak üzere karşılıklı olarak mutabık kalınan diğer tüm nükleer konuların nihai anlaşmada uygun şekilde ele alınması konusunda anlaşmıştır. Nihai anlaşma bu maddenin hükümlerini teyit edecektir.
9. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, nihai anlaşmaya kadar mevcut durumun korunması konusunda mutabık kalmıştır. Buna göre İran nükleer programındaki mevcut durumu koruyacak, Amerika Birleşik Devletleri ise İran'a yeni yaptırımlar uygulamayacak veya bölgedeki güçlerini artırmayacaktır.
10. Amerika Birleşik Devletleri, bu Mutabakat Muhtırası'nın imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların kaldırılacağı tarihe kadar, İran ham petrolü, petrokimya ürünleri ve bunların türevlerinin ihracatı ile bunlara ilişkin bankacılık, sigorta, taşımacılık ve benzeri tüm hizmetler için muafiyetler yayımlamayı taahhüt eder.
11. Amerika Birleşik Devletleri, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerde kaydedilen ilerleme ışığında, İran İslam Cumhuriyeti'ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların serbest bırakılmasını ve tam erişime açılmasını taahhüt eder. Ana hesapta tutulan veya başka hesaplara aktarılmış olan bu fonlar, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai yararlanıcı ödemeleri için kullanılacak ve tamamen erişilebilir olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri bu doğrultuda gerekli tüm izin ve lisansları vermeyi taahhüt eder.
12. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, Nihai Anlaşma'nın başarılı şekilde uygulanmasını ve gelecekteki yükümlülüklere bağlı kalınmasını denetlemek amacıyla bir uygulama mekanizması kurulması konusunda anlaşmıştır.
13. Bu Mutabakat Muhtırası'nın imzalanmasının ardından ve özellikle 4, 5, 10 ve 11'inci maddelerin uygulanmaya başlandığına ve bu uygulamaların sürdürüldüğüne ilişkin güvencelerin alınması üzerine, İran İslam Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri, yalnızca diğer maddelere ilişkin Nihai Anlaşma müzakerelerine başlayacaktır.
14. Nihai anlaşma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilecek bağlayıcı bir karar aracılığıyla onaylanacaktır.
