Haber Merkezi - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin sözlerinin ardından gelen eleştirilere sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yanıt verdi. Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması sürecine ilişkin Selahattin Demirtaş ve diğer siyasi tutukluların "hukuksuz şekilde cezaevinde tutulduğunu buna karşı "ilk günden beri en gür sesi kendilerinin çıkardığını" söyledi. Kılıçdaroğlu, "Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş'ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır" ifadelerini kullandı.
Kemal Kılıçdaroğlu Sözcü TV'de gazetecilerin sorularını yanıtladığı programda "dokunulmazlıkların kaldırılması"na evet oyu vermeleri ile birlikte Demirtaş’ın tutuklandığı hatırlanması üzerine ‘Pişman değilim’ demişti. Bu sözleri yoğun tepkilere neden oldu.
"Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum"
"Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz
hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler"
başlıklı açıklama yapan Kılıçdaroğlu, son dönemde dokunulmazlıklar üzerinden
oluşturulmaya çalışılan algılara karşı gerçekleri paylaşmanın zorunluluk haline
geldiğini belirtti.
Kendisinin şu anda herhangi bir dokunulmazlığının
bulunmadığını ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan
davalar nedeniyle onlarca yıl hapis cezasıyla yargılandığını ifade eden
Kılıçdaroğlu, "Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru
bulmuyorum" dedi.
Kılıçdaroğlu, 22'nci Dönem CHP milletvekilleri ile aday
adaylarının noter huzurunda dokunulmazlık ayrıcalığından yararlanmayacaklarını
beyan etmelerinin de partinin konuya bakışını ortaya koyduğunu vurguladı.
"AKP ülkenin üzerine bir karabasan çöktürmek
istedi"
2016 yılında AK Parti'nin anayasa değişikliğini referanduma
götürerek dokunulmazlıkları kaldırmak istediğini belirten Kılıçdaroğlu, bunun
ülke üzerinde bir "karabasan" oluşturma niyeti taşıdığını savundu.
"Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve
ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik" diyen
Kılıçdaroğlu, dönemin sayısal çoğunluğunun ancak bu imkânı verdiğini ve o
dönemde görev yapan CHP milletvekillerinin sürecin her adımına tanıklık
ettiğini ifade etti.
"İktidarın siyasi tuzağını bozmak için 'evet'
dedik"
CHP'nin o dönemde "evet" oyu vermesine ilişkin Kılıçdaroğlu,
"İktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün
milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem
'Evet' dedik" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, alınan kararın iddia edildiği gibi bir
teslimiyet değil, iktidarın elindeki en büyük propaganda aracını etkisiz hale
getirme hamlesi olduğunu söyledi.
"Muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimi
suçlanmalı"
Dönemin anayasal ve yasal düzenlemelerine göre
dokunulmazlığı kaldırılan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması gerektiğini
belirten Kılıçdaroğlu, yargılama sonunda cezanın kesinleşmesi halinde gereğinin
yapılmasının öngörüldüğünü ifade etti.
Ancak iktidarın yargıyı bir sopa gibi kullandığını savunan
Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin gözaltına alınıp tutuklanarak yasal süreçlerin
ve evrensel hukuk ilkelerinin çiğnendiğini ileri sürdü.
"Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku
katleden Saray rejimidir" diyen Kılıçdaroğlu, sorumluluğun iktidara ait
olduğunu savundu.
Demirtaş ve siyasi tutuklulara ilişkin açıklama: “İlk
günden beri en gür sesi çıkardık”
Kılıçdaroğlu,
açıklamasında, sürecin perde arkasını ve hukuki boyutunu en iyi bilen
isimlerden birinin Selahattin Demirtaş olduğunu belirterek şu ifadeleri
kullandı:
"Bu sürecin
perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen
kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş'tır. Biz, Sayın Demirtaş'ın ve tüm
siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı
ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararlarının uygulanması ve Demirtaş'ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis
kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü'nde her zaman en ön safta mücadele ettik."
“Demirtaş'ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı
kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır”
Kılıçdaroğlu,
ardından kendilerine yönelik eleştirilere de tepki göstererek şu
değerlendirmede bulundu:
"Hal böyleyken,
bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el
altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın
Demirtaş'ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır."
"Dokunulmazlık tartışmasını kullananlar iktidara
hizmet ediyor"
Kılıçdaroğlu, dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış
bilgilerle gündemde tutan bazı siyasetçi ve gazetecilerin, bilerek ya da
farkında olmadan iktidarın muhalefeti bölme planına hizmet ettiğini öne sürdü.
"Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet
Yürüyüşü'müzden bir milim sapmamız vardır" diyen Kılıçdaroğlu, hem
"Saray rejimiyle" hem de demokratik muhalefeti zayıflatmaya
çalışanlarla mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.
"Tek bir mazlum kalmayana kadar mücadele
edeceğiz"
Kılıçdaroğlu açıklamasının sonunda, Selahattin Demirtaş'ın
yanı sıra Selçuk Kozağaçlı, Can Atalay, Gezi Parkı protestoları kapsamında
tutuklu bulunan isimler ve haksız yere cezaevinde olduğunu düşündüğü belediye
başkanları için mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.
"Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum
kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve
kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
